SINANMAMIŞLIĞIN KİBRİ

Sevgi Karaman
26 Temmuz 2026 Pazar 23:29
Biliyorum sınananları kınayanlar için sıkça kullanılan bu aforizmayı bugünlerde çokça duyuyorsunuz. Zira azıcık da olsa haddini ve hududunu bilenler olarak hepimiz aynı dertten muzdaripiz: Densiz kınayıcılardan…
Artık herkes her yerde her durumda söz sahibi. Benden duymuş olmayın: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” kaidesine muhalif olarak bugünlerde bilmeyenler daha hadsiz daha konuşkan bittabi daha saldırgan ve elbette kendilerine yakışır şekilde nobran üstüne üstlük bir de kınayıcı ve sanırım en can sıkıcısı da bu.
Yazacaklarımı zaten biliyorsunuz:
Kınamak bir nevi kendi kendine beddua etmek, vakti belirsiz bir intiharı çağırmak;
kişi kınadığını yaşamadan ölmeyeceği için cezası ahirete bırakılmayan, hesabı bu dünyada görülen belki de tek eylem;
iddiasından vurulacak kişinin tutuştuğu bir lades, kişinin en büyük korkusu, anlama tembelliği, bugün gülenin yarın başına gelecek olan; insanın kendi kusurlarından kaçışının, kendi yetersizliklerini örtbas etme arzusunun en ilkel tezahürü.
Carl Jung’un "gölge" arketipleriyle açıkladığı şekliyle dışarıda nefret ettiğimiz ve sertçe eleştirdiğimiz her kusur, bastırılmış kendi gerçekliğimizin bir yansıması. Yine Jung’a göre başkasında gördüğümüz ve tahammül edemediğimiz o "çirkinlik", aslında kendi ruhumuzun karanlık odalarında sakladığımız ayna.
Sanki biraz keyfiniz kaçtı. O da iyi. İğneyi kendinize batırma kabiliyetiniz büsbütün yok olmamış demek ki.
Size bir şey daha söyleyeyim mi?
Kınamak için öyle büyük büyük laflara, tavırlara da gerek yok. Şöyle küçücük bir taaccüp o kocaman sandığınız dünyayı başınıza yıkıvermek için kâfi.
Başkalarının yürüyüşündeki kusuru arayan, kendi adımlarının dengesini elbette kaybedecek. Bu, kaçınılmaz son.
Kendileri ahlaksız ahlakçılıkta birbirinden aşağı kalmadıkları hâlde ellerine henüz fırsatını geçiremedikleri için yap/a/madıkları yanlışın, işle/ye/medikleri cürmün en masumu, en tenzih edileni kibrine kapılanların ukalalığından da kıyıcılığından da bıktı bu millet.
Anlayış göstermeye gelince kırk dereden su getirip birilerine atacağı taşları büyük bir hevesle toplayanlara son sözüm: Buyurun, ilk taşı günahsız olanınız atsın.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Duyuru Gazetesi
