ŞEKERLİ İÇECEKLER GÜNLÜK BESLENMEDE GÖRÜNDÜĞÜNDEN FAZLASINI DEĞİŞTİREBİLİR
Gazlı içecekler, aromalı içecekler, hazır soğuk çaylar ve şeker eklenmiş kahveler günlük yaşamda sık tüketilebilir.

19 Ekim 2026 Pazartesi 13:29
Ancak bu içeceklerden alınan şeker, gün boyunca tüketilen diğer yiyecek ve içeceklerle birleştiğinde toplam şeker alımının fark edilmeden artmasına neden olabiliyor. Düzenli tüketim alışkanlığı, yalnızca günlük enerji alımı açısından değil, uzun vadede metabolik ve genel sağlık açısından da önem taşıyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, şekerli içeceklerin günlük beslenmenin küçük bir parçası gibi görülmesine rağmen düzenli tüketimde önemli bir ilave şeker kaynağına dönüşebileceğine dikkat çekiyor.
Şekeri Sadece Tatlılarda Aramayın
Günlük şeker tüketimi denildiğinde ilk akla gelenler genellikle tatlı, çikolata ve hamur işleri oluyor. Oysa içeceklerle alınan şeker de günlük toplam tüketimin önemli bir bölümünü oluşturabiliyor.
Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, “Bir kişi gün içerisinde tatlı tüketmediği için şeker alımının düşük olduğunu düşünebilir. Ancak gazlı içecekler, şekerli çay ve kahveler, aromalı içecekler veya hazır içecekler düzenli tüketiliyorsa farkında olmadan önemli miktarda ilave şeker alınabilir. Bu nedenle değerlendirmeyi yalnızca yiyecekler üzerinden değil, içecekleri de kapsayacak şekilde yapmak gerekir” diyor.

Sıvı Olarak Alınan Şekere Dikkat
Şekerli içeceklerin özelliklerinden biri, kısa süre içerisinde tüketilebilmeleri ve günlük enerji alımına kolaylıkla eklenebilmeleri. Bu nedenle kişinin ne kadar sıklıkla ve ne miktarda tükettiğinin farkında olması önem taşıyor.
Uzun süre yüksek miktarda ilave şeker tüketimi; kilo artışı, kan şekeri kontrolünün bozulması, insülin direnci ve metabolik sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebiliyor. Kalp ve damar sağlığı ile metabolik sağlığın korunması ise genel sağlık kadar uzun vadeli beyin sağlığı açısından da önem taşıyor.
Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, “Burada tek bir yiyecek veya içeceği tek başına bir hastalığın nedeni olarak göstermek doğru değildir. Önemli olan kişinin genel beslenme düzeni, tüketim sıklığı ve yaşam tarzıdır. Zaman zaman tüketilen bir içecekle her gün tekrarlanan bir alışkanlığı aynı şekilde değerlendirmemek gerekir” ifadelerini kullanıyor.

“Şekersiz” veya “Diyet” İfadesi Tek Başına Yeterli Değil
Şeker tüketimini azaltmak isteyen kişiler, şekerli içeceklerin yerine “şekersiz” veya “diyet” olarak tanımlanan ürünlere yönelebiliyor. Ancak ürün seçimini yalnızca ambalajın ön yüzündeki bu ifadeler üzerinden yapmak yeterli olmayabilir.
Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, “Bir ürünün şekersiz olması, o ürünün herkes için sınırsız şekilde tüketilebileceği anlamına gelmez. Besin etiketinin ve içerik listesinin birlikte değerlendirilmesi, kişinin günlük tüketim alışkanlıklarının da göz önünde bulundurulması gerekir” diye belirtiyor.
Kahve ve Çayda Eklenenlere de Dikkat
Günlük şeker tüketiminin gözden kaçabilen kaynaklarından biri de çay ve kahveye yapılan eklemeler. Şeker, aromalı şuruplar, soslar ve benzeri ilaveler, sade bir içeceğin içeriğini önemli ölçüde değiştirebiliyor.
İşbilir, “Çay veya kahvenin kendisinden çok içerisine ne eklendiğine bakmak gerekir. Gün içerisinde birkaç kez tekrarlanan küçük eklemeler toplam şeker tüketimini artırabilir. Bu nedenle şekeri azaltmak isteyen kişiler yalnızca paketli içecekleri değil, kendi hazırladıkları içecekleri de gözden geçirmeli” diyor.

Susuzluğu Gidermede İlk Tercih Su Olmalı
Şekerli içecek tüketimini azaltmanın yolu tüm alışkanlıkları bir anda değiştirmekten geçmiyor. Günlük rutinde yapılabilecek küçük değişiklikler, zaman içerisinde daha dengeli bir beslenme düzeninin oluşmasına yardımcı olabiliyor.
Susuzluğu gidermek için öncelikli olarak suyun tercih edilmesi, çay ve kahvede kullanılan şeker miktarının kademeli olarak azaltılması, hazır içeceklerin etiketlerinin incelenmesi ve şekerli içeceklerin günlük bir alışkanlığa dönüşmemesine dikkat edilmesi bu değişiklikler arasında yer alıyor.
Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Beslenmede önemli olan yasaklar oluşturmak değil, tüketim sıklığının ve miktarının farkında olmaktır. Gün içerisinde ne içtiğimizi de en az ne yediğimiz kadar değerlendirmeliyiz. Su tüketimini temel almak ve ilave şeker içeren içecekleri günlük rutinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmemek, daha dengeli bir beslenme düzeni oluşturulmasına katkı sağlayabilir. Kişinin beslenme gereksinimleri ise yaşı, sağlık durumu ve yaşam tarzına göre farklılık gösterebilir.”
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Duyuru Gazetesi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.