28 Şubat 2025
  • İstanbul12°C
  • Ankara10°C

MEB “AİLESİ”

Talat Yavuz

24 Şubat 2025 Pazartesi 12:35

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile köklü değişiklikleri konuştuğumuz eğitim tartışmalarımıza, aileye dair tartışmalar da eklendi. Toplumun temel taşı ailemiz tehdit altında diyor ve bu yılı “aile yılı” ilan ediyorsak, “Eğitim ailede başlar.” İlkesi gereği, eğitim de tehdit altında olmalıdır.

Mevcut eğitim sistemimiz aile yapımızı nasıl etkiliyor? Eğitime ve aileye dair tespitlerimiz neler ve bu tespitler bize hangi ödevleri veriyor? Tersinden bakacak olursak eğitimli gençlerimiz aileye nasıl bakıyor, değer veriyor mu, aile kurmak, çocuk sahibi olmak öncelikler sıralamasında nerede duruyor? Çocuğun fıtratında getirdiklerinin dışında değer ve duygu dünyası, okul çağına gelmeden önce ailede oluşuyor.

Değerler, disiplin, kurallara uyma, büyük küçük, doğru yanlış gibi eğitimin temel taşları ailede ne kadar verilebilirse okulun işi o kadar kolay oluyor. Bugünkü okul, eğitimden ziyade öğretim yapmak için konumlandırılmış durumda. Bireye değer yüklemeye çalışan yeni müfredata karşı en büyük direnç, çocuklarımızı okulda on iki yıl oyalayan sınav odaklı eğitimin devamını isteyen kesimlerden geliyor.

Değerlerden korkan eğitim sistemimiz, akademik eğitimi önceleyen yönüyle, gençlerimize bir an önce hayata atılacakları, aile kuracakları bir beceri veya meslek de kazandırmıyor.

Sanayisi gelişen ülkemizde gençlerimizin derdine, ne bakanlığın yoğun kampanya, proje ve gayretlerine rağmen yeteri kadar değer görmeyen mesleki eğitim ne de iki yüz sekiz üniversitenin bilmem kaç yüz bölümü çare olabiliyor. Geçimini sağlayacak imkânı bulamayan bir gencimizi aile kurmaya hangi kampanya ikna edebilir? Ailenin eğitimi, eğitimin de aileyi destekleyeceği ve tamamlayacağı bir kurgu mümkündür. Önce eğitim sistemine dair her kesimin kabul ettiği adımlar atılmalı; sınav odaklı eğitim dönüştürülmeli, mesleki eğitime yönlendirme (yerine göre mecburi kayıt) alt sınıflarda yapılmalı, on iki yıllık zorunlu eğitim doğru zeminlerde tartışılmalı ve en azından ilk etapta okul türlerine göre esnetilmelidir. Eğitime ve aileye dair kaygılarımız, tespit ve önerilerimiz, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin; değerleri ve beceriyi merkezine alan yeni yaklaşımıyla aslında ne kadar stratejik bir çalışma olduğunu gösteriyor. Tam da burada çok daha gayret etmeye, bir yandan müfredatın titizlikle uygulanmasına diğer yandan da onun gerektirdiği sistem değişikliğini doğru zamanda yapmaya ihtiyaç var.

Eğer bu şansı doğru değerlendiremez, ideolojik körlüğe kurban edersek yazık olacak. Aileyi ve dolayısıyla toplumu, devleti ve insanlığı ayakta tutabilmemiz; değerlerini kuşanmış, birçok beceriye sahip, bir mesleği olan ve hayata erken atılmış, aile kurmuş sağlıklı bireyler yetiştirebilmemize bağlı. Sapkın fikirler, akımlar ve kurumlarla baş edebilmemiz de buna bağlı. Gençlerimiz sorumluluktan kaçıyor, evlenmiyor, aile kurmuyor, nüfusumuz yaşlanıyor, ailemiz ve geleceğimiz tehdit altında diyorsak, değişime eğitimle başlamak isabetli olmuştur.

Aileyi korumak sadece aile bakanlığına değil Milli Eğitim Bakanlığı dahil bütün topluma düşen görevdir. Aile yılında MEB Ailesi ve hafta sonu, “Aileye Değer” sloganıyla Kadın Komisyonları Türkiye Buluşması yapan sendikamız elinden geleni yapacak ve işin hakkını verecektir. Talat YAVUZ Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri [email protected]