LİSEYE BAŞLAYAN ÖĞRENCİLER KAYGILI
Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken binlerce liseli genç ve aileleri için heyecanlı bir dönem başladı.

20 Ekim 2026 Salı 10:49
Ortaokuldan liseye geçiş, sadece derslerin ve öğretmenlerin değiştiği bir aşama değil; aynı zamanda ergenlik gelişiminin hızlandığı, gençlerin karakterine yön veren sosyal çevrenin yeniden şekillendiği önemli bir uyum sürecidir.
Liseye başlayan öğrenciler kaygılı
OECD ve uluslararası eğitim araştırmaları, 15 yaş grubundaki öğrencilerin önemli bir kısmının liseye geçişte akademik beklentiler ve yeni sosyal çevre nedeniyle kaygı yaşadığını gösteriyor. Araştırmalar, ilk haftalardaki uyum sürecinin doğru yönetilmesinin ve okula aidiyet duygusunun kazanılmasının ergenlerin hem psikolojik sağlığı hem de uzun vadeli başarısı üzerinde belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor.
Gelişimsel psikoloji ve eğitim bilimleri literatüründe "geçiş dönemi şoku" olarak adlandırılan bu süreçte ergenler, akademik normların ağırlaşmasıyla öz-yeterliliklerinin düşmesi ve artan akran kabulü arayışı nedeniyle yoğun bir sosyal değerlendirilme kaygısı yaşamaktadır.

Lisenin ilk haftalarındaki oryantasyon ve akran rehberliği gençlerde stresi azaltıyor
Araştırmalar; lisenin ilk haftalarında uygulanan oryantasyon, akran rehberliği ve sosyal-duygusal öğrenme (SEL) odaklı müdahale programları ile pekiştirilen güçlü bir okul aidiyetinin, öğrencilerin stres hormonu seviyelerini dengeleyerek ve mental sağlamlıklarını güçlendirerek akademide başarıyı artırdığını ve okul terki riskini büyük ölçüde düşürdüğünü kanıtlamaktadır
İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Ekrem Elginkan Lisesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Bölümü öğretmenleri, liseye yeni başlayan öğrencilerin ve velilerin bu süreci sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve geçirebilmesi için öneriler paylaştı
Gelişimsel Hız Farklılıklarına Zaman Tanıyın: Liseye başlangıçta heyecan, merak ve yapabilecek miyim kaygısının bir arada yaşanması oldukça doğaldır. Ancak her öğrencinin uyumlanma süresi ve sosyal çevre edinme hızı aynı değildir. Kimileri hızlıca arkadaş edinip sosyal ortamlarda öne çıkarken, kimileri daha gözlemci bir tutum sergileyebilir. Ailelerin ve öğrencilerin bu aşamada kıyaslama yapmaktan kaçınması, öğrencinin kendi gelişim çizgisine zaman tanıması büyük önem taşır.
Sosyal İlişkilerde ve Arkadaşlıkta Fırsat Verin: Özellikle eski okulundan tanıdığı bir arkadaşı olmadan yeni bir ortama giren gençler, " Arkadaş edinebilecek miyim?" ya da "Gruplara dahil olabilecek miyim?" endişesi taşıyabilir. Birkaç hafta içinde bu kaygıların yerini doğal bağlara bıraktığı görülür. Bu süreçte aceleci davranmamak, ortama ve kişilere tanışmak için fırsat vermek, ihtiyaç duyulduğunda ise sınıf rehber öğretmeni veya rehberlik servisinden destek istemek uyumu kolaylaştırır.
Akademik Çalışma Alışkanlıklarınızı Lise Düzenine Göre Yeniden Düzenleyin: Zorlu bir sınav döneminden çıkan öğrenciler, "Bu yıl benim rahat yılım, dinleneceğim" düşüncesiyle akademik süreçlere ara verme eğiliminde olabilirler. Ancak ortaokuldaki toplu ders yapısının lisede fizik, kimya, biyoloji gibi ayrı disiplinlere bölünmesi akademik sorumlulukları artırır. Lise hayatını bir bütün olarak ele almak, günü gününe küçük takipler yapmak ve ortaokuldaki çalışma alışkanlıklarını lisenin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemek, birikmiş ders yükü stresini azaltır.
Aileler İçin: Sonuç Odaklı Değil, Süreç ve Çaba Odaklı Destek
Lise dönemiyle birlikte velilerin de rolü değişmektedir. Ergenlik dönemindeki gençler bağımsızlık isterken, aynı zamanda arkalarında güvenebilecekleri bir rehber ve destek ararlar. Ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar:
- İletişim Diline Özen Gösterin: Eve gelen öğrenciye "Günün nasıl geçti?", "Seni zorlayan bir şey oldu mu?", "Sana nasıl destek olabilirim?" gibi açık uçlu ve paylaşıma davet eden sorular sorun. Öğrencinin yanında olduğunuzu ve onu desteklediğinizi belli edin.
- Sorumluluğu Birden Devretmeyin: Ortaokuldan liseye geçişteki kısa sürede çocuğun tüm sorumlulukları mucizevi şekilde tek başına almasını beklemek yerine, rehberlik ederek dengeli bir geçiş sağlayın.
- Çabayı Övün: "Kaç aldın?" sorusunun yerine gösterilen emeğe, yaşanan sürece ve problem çözme çabasına odaklanın.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Duyuru Gazetesi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.