23 Eylül 2026
  • İstanbul15°C
  • Ankara19°C

KİTAP DEYİP GEÇMEYİN…

Vildan Kuyucu Kaya

23 Eylül 2026 Çarşamba 15:42

 

Bir çocuğun eline bir kitap verdiğimizde, aslında ona sadece birkaç sayfalık bir hikâye vermiş olmayız. Ona güzel bir alışkanlık kazandırmanın yanı sıra hayal kurmayı, merak etmeyi ve hayata kendi dünyasından bakabilmeyi de öğretmiş oluruz.

Peki, biz çocuklarımıza kitap okurken aslında neler kazandırıyoruz?

Kitap okumak, çocuğun dil gelişimine büyük ölçüde katkı sağlarken aynı zamanda hayal gücünü geliştirmesine de yardımcı olur. Çocuğun farklı karakterlerle tanışmasına, onların yaşadığı olaylar üzerinden kendi duygularını fark etmesine ve duygularını tanımasına olanak sağlar.

Bir de işin belki de en kıymetli tarafı var: birlikte geçirilen zaman...

Anne ya da babanın çocuğuna kitap okurken onunla aynı hikâyenin içinde buluşması, aralarındaki bağı güçlendirir. Çocuk, yalnızca bir hikâye dinlemez; aynı zamanda kendisine zaman ayrıldığını, dinlendiğini ve önemsendiğini hisseder.

Çocuğa kitabı sadece okumak yetmez. Kitap bittikten sonra onunla hikâye hakkında sohbet etmek, sorular sormak, “Sen olsaydın ne yapardın?” demek ve kendi hayal dünyasını anlatmasına fırsat vermek gerekir. Çünkü çocuk, kendisine sunulan hikâyeyi kendi dünyasında yeniden anlamlandırır.

Bir çocuk gelişimci ve öğretmen olarak bana göre kitap okumanın en önemli kazanımlarından biri de çocuklara güzel bir alışkanlık kazandırmasıdır. Günümüzde çocukların ekran karşısında geçirdiği zaman giderek artarken, kitabı onların hayatında keyifli ve düzenli bir alışkanlığa dönüştürebiliriz. Ancak burada en önemli noktalardan biri de çocuğa örnek olmaktır.

Çocuğunuz sizi kitap okurken görüyor mu? Çünkü çocuğumuza yalnızca “Sen kitap oku.” demek, ona kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için yeterli değildir. Çocuklar çoğu zaman söylediklerimizden çok, yaptıklarımızı gözlemler ve onları model alırlar.

Eğer çocuğumuzun kitaplarla güzel bir ilişki kurmasını istiyorsak, öncelikle biz de kitabı hayatımızın bir parçası hâline getirmeliyiz. Bir akşam televizyonu kapatıp birlikte kitap okumak, çocuğumuza uzun uzun anlatacağımız nasihatlerden çok daha güçlü bir mesaj verebilir.

 

Belki çocuğumuzun elinden ekranı bir anda tamamen alamayız. Ancak onun eline bir kitap vererek, birlikte okuyarak ve kitapları hayatımızın doğal bir parçası hâline getirerek ona başka bir dünyanın da mümkün olduğunu gösterebiliriz.

Çünkü mesele sadece bir kitabın sayfalarını çevirmek değildir. Mesele; çocuğa düşünmeyi, hayal etmeyi, merak etmeyi ve kendi dünyasını kelimelerle anlatmayı öğretmektir.

Bu güzel anı bir alışkanlık hâline getirin. Her akşam, yatmadan önce çocuğunuzla birlikte seçtiğiniz bir kitabı okuyun. Bunu yalnızca bir kitap okuma zamanı olarak değil, birlikte geçirilen özel bir zaman olarak düşünün.

Zamanla çocuğunuzla aranızdaki bağın güçlendiğini fark edeceksiniz. Çocuğunuz kendi duygularını tanımayı öğrenirken, siz de onun duygularını ve ihtiyaçlarını daha yakından fark etmeye başlayacaksınız. Belki de en güzeli, çocuğunuzun kendisini ifade etmekte giderek daha rahat olduğunu göreceksiniz.

Unutmayalım; çocuklar büyür, kitaplar değişir, hikâyeler unutulabilir. Ama birlikte geçirilen o güzel akşamların çocukların kalbinde bıraktığı iz uzun süre kalır.

Sadece kitap deyip geçmeyin. Bir kitap açın, çocuğunuzun dünyasına da bir kapı açın.

          Vildan Kuyucu Kaya

  Okul Öncesi Öğretmeni | Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Mezunu | Aile Danışmanı | Çocuk Hikâyeleri Yazarı