HEPİMİZE TATİL ÖDEVİ

Talat Yavuz
29 Haziran 2026 Pazartesi 10:52
Yönetimde, insani çabadan çok sisteme inanırım. Bu durum, başarı ve istikrar için insan faktörünü yok saydığım anlamına gelmez. Sonuçları itibari ile başarısız, verimsiz ve problem üreten bir sisteminiz varsa, yapmanız gereken, insanüstü gayretle, çok çalışarak, tek tek insanlarla uğraşarak bu açığı kapatmak değil, dönüp sisteminizi gözden geçirmek olmalıdır. Sistemin başarısı ise teknik bilgiden ziyade kuruluş felsefesinde, mantığında ve yaklaşımında gizlidir.
Günümüz insanı disiplin, ceza, korku, yaptırımla vs. ile değil; ödül, teşvik, umut ve motivasyonla verimli çalışıyor. Yaptığınız düzenlemenin ruhu hangisine uygun olmalı önce buna karar verilmelidir. Bu bilgiler ışığında, hazır yaz tatiline de girmişken kendimize ödev verelim ve biraz çalışalım derim. Eğitim sistemimizde, bütün alt sistemleri etkileyen en önemli husus kademeler arasındaki geçiş sistemidir. Sınava dayalı mevcut sisteme, akademik başarının dışında ilave edeceğimiz puan değeri olacak bütün alanlara öğrenciler, aileler, ilgili sektör ve yatırımcılar kendiliğinden yönelecektir.
Sanat, spor, bağımlılıkla mücadele, sağlık, okuma vs. alanlarda projeler yapmaya, platformlar kurmaya, devasa bütçeler ayırmaya hiç gerek kalmayacaktır. Muhataplarımızı iyi analiz ettiğimiz ve doğru yaklaşımı belirlediğimizde, kendiliğinden oluşacak başarının maliyeti düşük, verimi ise yüksek olacaktır.
Örneğin, dört veya sekiz yılı dolan eğitim yöneticilerine verilecek eğitimi; yüz yüze, sınıf ortamında, hafta sonu, il merkezlerinde ve yönetmelik gereği zorunlu olarak planlamakla; aynı eğitimi daha iyi şartlarda, daha verimli ve birçok alternatif sunarak, alındığında puan değeri öngörerek teşvik eden bir yaklaşımla planlamak arasındaki farkı fark ettiğimizde, doğru sistemi anlamış olacağız.
Örnekleri çoğaltabiliriz. Yine eğitim yönetiminden devam edelim isterseniz. İş yükünün arttığı, angaryanın ve bütçesiz okul şartlarının boğduğu, eğitim değeri olmayan onlarca projeyle muhatap, her biri kendini ünlü pedagog zanneden yüzlerce velinin kıskacında kalan müdür ve müdür yardımcılarını; puan için belge peşinde koşturmayacak, her dört yılda bir koltuğuna göz dikmiş arkadaşlarını takip etmek zorunda kalmayacak, kazanılmış hakkının neden getirildiği anlaşılamayan sertifika sınırlaması ile kaybetmediği bir yönetmelikle muhatap etmek neden mümkün olmasın? Sistemin zorlayıcı özelliğini kullanacağımız alanlar da yok değildir. Örneğin eğitimin ve dolayısıyla genç neslin kurtuluşu mesleki eğitimde deyip sonra da sınıf seviyesinin altında kalan öğrenciyi, on ikinci sınıftan mezun olacağı yaşa kadar akademik başarıya endeksli eğitime tabi tutan sistemle yürümek sisteme inanmamak demektir. Unutmayalım ki yasaları bugünün insanları yapar, bu yasalar da gelecek nesillere şekil verir.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Duyuru Gazetesi
