HAKKIMI HELAL ETMİYORUM!

Hasan Demirci
26 Şubat 2025 Çarşamba 22:34
Türkiye'yi ayağa kaldıran diploma meselesi bir iki üzlülüğü, zulmü, sahtekarlığı, adamına göre muameleyi, kanunsuzluğu, hukuku ayaklar altına almayı, yavuz hırsızların ev sahibini nasıl bastırdığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Diploma konusunda ben ve benim gibi binlerce öğrencinin hayatları karartıldığı için bu konuda kesinlikle susmamak gerektiğini, kanunsuz ve hukuksuz nasıl işler çevrilmiş onu ifade etmemizin tarih önünde bir sorumluluk olduğunun bilinciyle yazmak istiyorum.
Bu meselede, bizde mağduriyet yaşadığımız için görüş beyan etme hakkımızın olduğunu düşünüyorum. Birisinin diploması sahte mi, gerçek mi beni ilgilendirmiyor. Bu konuyu mahkemeler çözsün, millette gerçeği öğrensin. Beni ilgilendiren husus şudur.
1991 yılında YÖK tarafından diplomasına denklik verilen Medine İslam Üniversitesine kayıt yaptırdım. 2 yıl Arapça Dil Enstitüsü 4 yıl fakülte olmak üzere 6 yıl boyunca denkliği kabul edilen bir üniversiteyi 97 yılında bitirdim.
O da ne, YÖK aldığı bir kararla sadece 97 den itibaren değil geçmişe dönük tüm denklikleri iptal ettim demez mi. YÖK'e hangi üniversiteyi tanıyıp tanımayacağını söylemek haddimize değildir. Ama tanıdığı bir üniversiteyi geriye dönük olarak denkliğini iptal etmesi benim gibi binlerce İslam üniversitesi öğrencilerini düz lise mezunu seviyesine düşürmesi zulmün katmerlisidir.
Biz, mezun olduğumuz okulun verdiği ve denkliği olan bir diplomanın haklarından faydalanarak öğretmen olma hayali kurarken kendimizi 18 ay "Er" statüsünde askerlik yaparken bulduk.
Hatta benimle birlikte okuyan arkadaşlarımdan, benden önce mezun olduğu için öğretmen olup, bir kaç sene bu görevi yaptıktan sonra meşhur 28 Şubat zulmü ile ihraç edilenler, askere kısa dönem çağrılıp askerliği uzun döneme çevrilenler oldu.
Benim babam bir köylü idi, yevmiye usulü çalışır bize destek olmaya okutmaya çalışırdı. Mekanı cennet olsun. Bizim babamızda zengin birisi olsaydı, üniversiteler bize kucak açar, YÖK denkliğimizi onaylar mıydı?
Ahlaksızca, zulümle hakları ellerinden alınan öğrencilerin hakları ne olacak. Derdim, birisinin diplomasının ne olduğu olmadığı değil, aynı zamanda eğitim hayatımız olmasına rağmen bir öğrenciye sağlanan imtiyazla, başka bir öğrencinin yaşadığı zulümlere karşı işlenen hukuk cinayeti, çifte standart, yüzsüzlüklerdir.
Aynı dönemde ben ve benim gibiler resmen biçilirken, birilerinin önü ardına kadar nasıl açılmış onun derdindeyim.
Selamlar hürmetle
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Duyuru Gazetesi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.