Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
·Kur’an, Güneş ve Ay’dan söz ederken dikkatlerimizi göklerdeki ölçüye, hesaba ve düzene çeker:
“Ne Güneş Ay’a yetişebilir ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzüp gider.”
(Yâsîn, 36/40)
Bir önceki ayette ise:
“Güneş de kendisi için belirlenen bir yörüngede akıp gider. İşte bu, Azîz ve Alîm olan Allah’ın takdiridir.”
(Yâsîn, 36/38)
Ve Ay hakkında:
“Ay için de menziller belirledik…”
(Yâsîn, 36/39)
Kur’an’ın kullandığı kelimeler dikkat çekicidir:
Felek: Yörünge, düzenli hareket
Yesbehûn: Yüzüp gitmek, hareket etmek
Takdir: Ölçmek, belirlemek, bir ölçüye bağlamak
Husbân: Hesap ve düzen
Nitekim:
“Güneş ve Ay bir hesaba göre hareket eder.”
(Rahmân, 55/5)
Bugün astronomi bize Dünya’nın Güneş’in, Ay’ın da Dünya’nın çevresinde son derece hassas bir düzen içinde hareket ettiğini; bu hareketlerin günleri, ayları, yılları ve mevsimleri meydana getirdiğini gösteriyor.
Kur’an bir astronomi kitabı değildir; fakat insanı gökyüzüne bakmaya, hareketin arkasındaki ölçüyü, hesabı ve hikmeti düşünmeye davet eder.
Sonunda insan şu ayetin önünde durur:
أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ
“Yaratan bilmez mi? O, Latîf’tir, Habîr’dir.”
(Mülk, 67/14)
Kur’an “Bak, ölçü var.” der.
Bilim “Bu ölçü nasıl işliyor?” diye araştırır.
İman ise şöyle der:
ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ
“İşte bu, Azîz ve Alîm olan Allah’ın takdiridir.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.