02 Mart 2026
  • İstanbul12°C
  • Ankara12°C

GEÇMİŞ HAFIZASI TEMİZ OLMAYAN, KRİZ ANINDA DOĞAL DESTEK BULAMAZ! 

Hasan Demirci

02 Mart 2026 Pazartesi 12:04

 

İran, lideri Hamaney’in üst düzey yöneticilerle birlikte bir toplantı esnasında içerden alınan istihbarat desteği sayesinde ihanete uğrayıp öldürülmesi üzerine etrafındaki Müslüman ülkelere sitem etmiş.

Müslüman ülkelerden beklediği desteği görememişler. Biraz olsun “neden acaba?” diye düşünmüşler midir? Çünkü geçmiş hafızası temiz olmayan hiçbir aktör, kriz anında doğal destek bulamaz.

İran’a yapılan saldırıyı insan olarak kabul etmemiz mümkün değil, Müslüman olarak onaylamamız asla.

Müslümanlar arasındaki uçurumu görme açısından Hamaney’in katledilmesi üzerine sosyal medyada okuduğum iki mesajı hiç değiştirmeden alıntı yapıyorum:

"Terör ve zulüm şebekesi ABD-İsrail’in saldırılarında ailesiyle birlikte hayatını kaybeden İran Dini Lideri Seyyid Ali Hamaney’in şehadetinin uyanışa ve topyekûn direnişe vesile olmasını temenni ediyorum."

"Kâfirler tarafından öldürülmüş olması zalimi mazlum yapmaz. Hamaney yaklaşık 3 milyon Müslümanın kanına girmiş biri, bunların tek tek hesabını verecek. Şehit mi değil mi, gidince göreceğiz."

Gördüğünüz gibi birinin “şehit” dediğine, diğeri şehit demeyi bırakın, zulmünün hesabını verecek diyor.

Aynı Kur’an’ı okuyup, aynı Peygamber’in ümmeti olduğunu iddia edip, aynı olay için bu kadar farklı düşünebilme nasıl başarılabiliyor?

Bunu anlamak için geçmişteki bir olayı hatırlamamız gerekiyor.

Cumhurbaşkanımız İran liderine, “Gelin birlik olalım, Ömer de bizim, Ali de bizim, mezhepçilik yapmayalım; Suriye’de çok kan döküldü, yeter.” dediği zaman, “Suriye, Irak bizim; gerekirse 3 milyon ölsün.” diye cevap verilmişti.

Bugünkü yalnızlığı anlamak için geçmişte verilen birlik çağrılarına nasıl cevap verildiğine bakmak gerekir.

Bu tavır karşısında birlik olunabilir mi?

Müslüman kanının dökülmesini durdurmak bir yana, artmasını sorun görmeyenlere güvenilebilir mi?

O gün İran lideri, “Evet, doğru diyorsun; bir araya gelip batıla birlikte dersini verelim.” deseydi, bugün sonuç böyle olur muydu?

Bu tavrın sahadaki yansımaları da uzun sürmedi.

Hamaney, 8 Aralık Devrimi'nin ardından hezimeti kabullenemeyerek Suriye'deki Şii nüfusu isyana davet etmişti. Lazkiye ve Tartus gibi Nusayri Suriyelilerin çoğunlukta olduğu şehirlerde sokağa çıkan halk, İran'ın bu çağrısına net cevap vererek "Ömer de bizim Ali de" sloganları atmıştı. 

Bugün Müslüman ülkelerin başındaki kuklalar, darbeciler var olduğu müddetçe birlikten bahsetmek mümkün görünmüyor.

Biz kendi göbeğimizi kendimiz kesebiliriz; ama içimizdeki ihtilafları bitirip kardeşliğimizi yeniden tesis etmemiz şart. Aksi halde kurunun yanında sadece yaş değil, nice başlar ve ayaklar da yanacak, Allah muhafaza eylesin...

Her şeye rağmen bu savaşta İran'ın yanında durmak gerekiyor, ABD ve İsrail’in canı cehenneme...

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.