28 Eylül 2026
  • İstanbul18°C▼
  • Ankara15°C

▪︎▪︎▪︎FON SORUŞTURMASINA NEREDEN BAKALIM?▪︎▪︎▪︎

Talat Yavuz

28 Eylül 2026 Pazartesi 11:11

Anladığımız, bildiğimiz bir alan değildir. Bizi yirmi beş yıl önceye, hortumlanan ve borçlarıyla hazineye devredilen bankalar sürecine götüren bu soygunun, yıllar sonra nasıl yapılabildiğini anlamaya çalışıyoruz.

Kavramlarıyla, işleyişiyle, dinamikleriyle bizden çok uzak olsa da sonuçları itibari ile her birimizi etkileyen bir sorumsuzluklar silsilesi gibi önümüzde durmaktadır.

Başımıza ne geldiyse, gerçek hayatla bağı bulunmayan, mal veya hizmet üretmeden, sanal alemde, manipülasyon ve operasyonlarla cereyan eden ekonomik düzenle geldi. Tüfek icat oldu mertlik bozuldu misali çarşı pazarla, fabrikayla, üretimle, mutfakla, tarlayla, traktörle ilgisi olmayan ekonomi, dijital oyun oynar gibi oynanan bir kumarı andırıyor.

Az koyup çok alınan sistemi kurgulayanlar, oyunu iyi oynadığını düşünenleri önce semirtiyor sonra da soyuyor ve yük, evine ekmek götürmeye çalışan garibanın sırtına yükleniyorsa, ilk sorulması gereken soru buna kim göz yumuyor sorusudur. Nasıl tespit edilemiyor? Bu kadar kontrol mekanizması kurulmuşken, MASAK topluma güven veren bir marka haline gelmişken, MİT dünya genelinde operasyon yapabilecek kapasiteye kavuşmuşken, istihbarat tek elde toplanmış, SPK, BDDK, vs. bir sürü bağımsız kurum ve kuruluş etkin görev yaparken bu boyutta bir hortumlama nasıl yapılabiliyor? Son birkaç yıldır basına yansıyan haberler toplumun akıl ve ruh sağlığını bozuyor.

Haberlere bakar mısınız; madde kullanan ünlüler, testi pozitif çıkan iş adamları, yasadışı bahis ve kumar çeteleri, belediyelerdeki yolsuzluklar, topladığı bağışı yurt dışına kaçıran cemaat holdingleri, şimdi de koca koca patronların yönettiği fonlar, şirketler, holdingler. Devlete güven, adalete inanç sarsılıyor. Hiç mi güzel şeyler olmuyor diyor vatandaş.

Emekli nasıl baksın her akşam oda dolusu, balya balya yığılmış para görüntülerine. Toplu sözleşme masasındaki tartışmalarımız, taleplerimiz, okullarımızda yaşanan bağış ve kayıt ücreti tartışmaları… Bunlar benim yazıyı süslemek için kurguladığım dramatik tablolar değil, toplumsal olayları çalışan üniversitelerimizin, hocalarımızın üzerinde çalışması gereken, bize ait gerçeklerdir.

Biz söylemesek kim söyleyecek? Bu görüntüler her şeyden önce, ateş çemberine dönmüş bölgemizde, yerli silah sanayisini geliştiren, BM kürsüsünden haykıra haykıra dünya liderlerine, İsrail’e karşı gelinebileceğini gösteren ve onları peşine takan Cumhurbaşkanımızın mücadelesine yazık etmektir. Bu mücadeleyi anlamamış, gözünü mal ve makam hırsı kör etmiş kim varsa düşsün bu milletin yakasından. Bu aşamaya kolay gelmedik, bize tekrar eski karanlık günleri hatırlatmaya kimsenin hakkı yoktur. Neden bedel ödedik o zaman? Her dönemin adamları, gözünü para bürümüş asalaklar, kendinizi gizleyerek edindiğiniz mevkilerde yaptıklarınızla, özgürlük mücadelemize leke sürmeye gücünüz yetmeyecek. Kenarda, uzak, sessiz ve mağrur duruşumuz sizi korkutsun bence. Temiz ve özgür kalanlar oldukça işiniz zor diyorum. Herkes aklını başına alsın ve ona göre iş tutsun.