ELVEDA DEMİYORUM, BULUŞMA NİYAZIYLA

Hasan Demirci
19 Mart 2026 Perşembe 16:35
Ey Mübarek Şehr-i Ramazan!
Gelişin büyük bir huzur ve sevinç oldu sinelerimizde, nasıl da heyecan duyduk.
Kalplerimizi rahmetinle, sofralarımızı bereketinle, gecelerimizi huzurunla şereflendirdin.
Her sahurda kalkıp "sahurda bereket vardır" buyuran efendimizin müjdesine nail olduk, bereket getirdin hanelerimize. İftarda duaya açılan eller, şükretmek için hareket eden diller, her teravihte huzur bulan gönüllerimiz oldu.
Seninle geçen günler adeta göz açıp kapayıncaya kadar bir sürede akıp gitti, şimdi ise ayrılığın hüznü var üzerimizde. Hep beraber diyoruz ki seneye ya kısmet.
Ey Ramazan-ı Şerif! , Günahlarla kirlenen kalplerimizi temizledin, nefislerimize sabrı öğrettin. Şimdi gidiyorsun, seni uğurlamak ne zor. Bir dost gibi, bir yol gösterici gibi, bir öğretmen gibi geldin, şimdi ise ardında büyük bir hasret bırakarak gidiyorsun.
Biz senden razıyız, sende bizden razı olarak git. Bizim hakkımızda güzel şahitlik yapmak üzere git.
Meşhur islam alimi İbnü'l-Cevzî’nin şu sözünü hatırımızdan çıkarmayalım.
"Taatin meşakkati gider lezzeti kalır. Günahların lezzeti gider cezası kalır."
Ramazan’da meşakkat içinde yaptığımız ibadet ve taatlerin sadece ve sadece lezzeti ve güzel rayihası kaldı üzerimizde. Açıktan yiyenler içinde süre bitti oruç tutanlar içinde.
Malik bin Enes Medine'de Mescidi Nebevi'de hem de Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellemin mezarının yanı başında her hafta perşembe günleri hadis dersleri veriyor. Ve çok seçkin bir talebe topluluğu var. Herkes dünyanın muhtelif yerlerinden gelmişler ve kendisinden ders alıyorlar.
Dersin en heyecanlı bir vaktinde dışarıdan bir ses işitiliyor. “Medine'ye büyük bir fil geldi, Medine'ye büyük bir fil geldi” diye bir anons ediliyor. Medineliler de fiili duymuşlar ama görmemişler. Kur'an'da Fil Suresi var, filin büyüklüğü herkes tarafından anlatılıyor ama fili görmemişler.
Ders devam ederken beşer onar, yirmişer herkes dersi terk ediyor ve görmeye gidiyor. Fili görmeyenler, fili görmeye gidiyorlar. Sadece bir talebe kalıyor. İmam Malik ona diyor ki, “Senin adın ne?” “Yahya” diyor. “Peki sen fil gördün mü daha önce” diyor. “Hayır görmedim.” “Peki sen niye fili görmeye gitmedin” diyor. Diyor ki, “Efendim ben ta Endülüs'ten, Kurtuba'dan seni görmeye geldim. Senden hadis dersleri almaya geldim. Fil görmeye gelmedim diyor.
İmam Malik de ona “Allah senin ilim ve şerefini arttırsın” diyor.
Acaba diyorum bizi Ramazandan, ibadetlerimizden, kulluğumuzdan alıkoyan fillerimiz varmıdır?
GERÇEK ِBAYRAM NEDİR ?
Düşen kimse için bayram; elinden tutan bir elin olması.
Dertlinin bayramı, devâ.
Hastanın bayramı, şifâ.
Kimsesizin bayramı, bir dost.
Yetimin bayramı, bir anne şefkati.
Garibin bayramı, sıcak ve samimî bir kol-kanat.
Toprağın bayramı, cennet râyihaları açan güller.
Aklın bayramı, tefekkür meyvesi.
Kalbin bayramı mârifetullah, muhabbetullah ve vuslat.
Âşığın bayramı da, mîrac.
Cânın bayramı ise, cânan.
Alvarlı efe hazretleri ne demişti;
Cânِ bula ِcânânını
Bayrâmِ o ِbayrâmِ ola
Kul ِbulaِ sultânını
Bayrâmِ o ِbayrâm ِola …
Bayram yeni elbise giyenler için değildir,
Bayram ancak azaptan emin olanlar içindir.
Bayram süslü bineklere binenler için değildir,
Bayram ancak hataları bırakanlar içindir.
Müjdeler olsun ki;
سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِۜ
“Dünyada müslüman olmanızdan dolayı katlandığınız her türlü zorluk ve sıkıntılara göğüs germenizin karşılığı olarak, size selam olsun” denilecek bir bayram günü gelecektir.
حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا وَفُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَامٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِدٖينَ ﴿٧٣﴾
Nihayet oraya vardıklarında cennetin kapıları açılmış olacak; bekçileri onlara, “Selâm size! Hoş geldiniz! Ebedî olarak kalmak üzere buyurun girin cennete!” denilecek bir bayram günü gelecektir.
فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَمٖينِهٖۙ ﴿٧﴾
فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسٖيرًاۙ ﴿٨﴾
Kime kitabı sağından verilirse hesabı kolay bir şekilde görülecektir. Müjdesine kavuşacağımız bir bayram günü gelecektir.
اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ ﴿٦٢
Bilesiniz ki Allah dostlarına asla korku yoktur; onlar üzüntü de çekmeyecekler. Müjdesini alacağımız bir bayram günü gelecektir.
MÜSLÜMANِ DİNِ KARDEŞLERİMİZِ NASILِ BİR BAYRAM SABAHINAِ MERHABA DİYOR ?
Sabahtan haber yok, ufuklar kara
Semerkant kan ağlar, yanar Buhara
Keşmir, Kâbil, Kerkük hasret bahara
Kudüs’ün, Sina’nın bayramı nasıl? (Abdurrahim KARAKOÇ)
Sudanın, Suriyenin, Aksanın, Yemenin, ırakın, lübnanın, Doğu Türkistanın, İrandaki müslümanların bayramı nasıl…
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.” (M6586 Müslim, Birr, 66; B6011 Buhârî, Edeb, 27)
Bu hadisi okuyup anlayan bir müslüman olarak, Bu ülkelerde yaşayan kardeşlerimizin acılarını hissedebiliyor muyuz, onları namazlarımızda dualarımıza taşıyarak manevi anlamda onlara destek verebiliyor muyuz.
İslam dünyası, Müslüman milletler çok zor süreçlerden geçiyor, derin acılar ve ağır kayıplar yaşanıyor. Bayram aynı zamanda duaların kabul olduğu müstesna günlerdir.
Hep birlikte elimizi açalım ve dua ile avuçlarımıza inen sekineti, emniyeti, hidayeti, selameti insanlığa gönderelim. Silahların gölgesinde bayramı bayram gibi yaşayamayan kardeşlerimizin kurtuluşu için Cenab-ı Hakk’a yalvaralım.
Gelen bayramsa, bayramımız mübarek olsun…
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Duyuru Gazetesi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.