11 Mayıs 2026
  • İstanbul26°C
  • Ankara22°C

AİLEDE PİŞER OKULA DÜŞER!

Talat Yavuz

11 Mayıs 2026 Pazartesi 12:44

Üniversitede bir hocamızın, çocuğun eğitimini, anne ile babanın evlilik sürecine kadar götürdüğünü duyunca, abarttığını düşünmüştüm. Çok haklıymış, hocamız aslında bize, ailenin hangi dinamikler üzerine kurulduğunu sorgulayıp, eğitimde ailenin rolünü anlatıyormuş. Bugün ortada okulun aileye, ailenin de okula atarak kendini sorumluluktan kurtaramayacağı kadar ciddi bir problemimiz var.

Bozulan ailenin ürettiği problem okula taşındı. Şimdi el ele verip çözüm üretme zamanıdır. Aile planlaması ile başlayıp; dizilerle, reklamlarla, ders kitaplarındaki görsellerle, fonlanmış kampanyalarla idealize edilen modern aile yapısında artık anne baba otoritesi yok.

Bugün okulda öğretmenler, bir yandan alabildiğine şımartılmış, kuralsız yaşamaya alıştırılmış diğer yandan yerlerine kedi ve köpeklerin konulmaya çalışıldığı çocukları, veli zorbalığına rağmen, kurallı bir hayata hazırlamaya çalışıyor. Bugünün velilerine yakın zamana kadar; “Ben çocuğumla arkadaş gibiyim, onunla her şeyi konuşabiliyorum.” dedirtenler; artık, “Çocuğun cinsiyetine sen karışamazsın, cinsiyetine o kendisi karar verir.” diye yasa çıkarabiliyorlar. Oysa bizim toplumumuzda, okuma yazma dahi bilmeyen anneler, gözleriyle, bakışlarına sinen sevgi, saygı, merhamet ve disiplinle çocuklarını eğitirdi. “Yemeğe oturduğunda ilk başlayan sen olma, yemeğini herkesten hızlıca yiyip bitirme, çiğnerken ağzını açma, aç olsan bile açlığını kimseye hissettirme, büyüklerin yanında az konuş, onlara yer ver…” Ailenin dengesini bozanların okulu görmezden geldiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Ailede çocuğu şımartıp anne ve babanın otoritesini yok edenler, okulda da öğretmenin otoritesini, saygınlığını “öğrenci merkezli eğitim” diyerek yok etti. Yıllar içinde meydana gelen bu vahim tabloya çözüm üretmesi gereken eğitim üst yöneticileri, karar vericiler, politika geliştirenler, beş yıllık kalkınma planları yapanlar, teşkilat yapısını değiştirenler, öğretmenin saçını keserim diyenler, vizyon belgesi hazırlayanlar ise uygulamaları ile tablonun daha da ağırlaşmasına sebep oldular.

Bugün velilerin okul ve öğretmen üzerinde kurduğu tahakküm, sınıfa kadar uzanan veli zorbalığına dönüştü. Okulu veliden, öğretmeni veli ve öğrenciden koruyabilme problemi olan eğitim sistemi ile dijital çağın elimizden aldığı, zehirlediği çocuklarımızı eğitmeye, hayata hazırlamaya çalışıyoruz.

Okullarımızda üzücü olayların yaşandığı, ailenin çözüldüğü, sapkın akımların kol gezdiği, her türlü bağımlılığın zirve yaptığı bir dönemde biz öğretmeni korumak ve işini yapabilmesi için uygun ortam sağlayabilmek adına CİMER kaldırılsın, randevu sistemi geliştirilsin, disiplin yönetmeliği düzenlensin aşamasına takılıp kaldık, bir adım öteye geçemedik. İhtiyacımız olan radikal adımlardır.

Yapmayın, etmeyin aşaması geride kalmıştır. Cezaların artırılmasına, sınıf seviyesinin altında kalan başarısız öğrencileri alt sınıflarda ayıklayan ve onlara uygun seçenekler sunan eğitim sistemine, dijital ortamı sert önlemlerle kontrol etmeye, sapkın dernekleri kapatmaya ve annelerimizin eğitim yöntemlerinden esinlenen yeni bir eğitim yaklaşımına ihtiyacımız vardır.