18 Ekim 2017
  • İstanbul25°C
  • Ankara18°C

İDEOLOJİLERİMİZ VE VATANIMIZ

Melahat Canbaz

14 Temmuz 2017 Cuma 17:36

  İdeoloji her şeyden önce fikir demektir. İdeoloji, bir bütün, bir teori, bir sistem, hatta bazen yalnızca bir zihniyet oluşturan fikirlerin tümüdür.  İdeoloji; düşün bilimsel, toplumsal ya da siyasal bir öğreti oluşturan, ülkü olarak da benimsenebilen, kişi ve kurumların davranışlarına yön veren düşünceler bütünüdür. (TDK)

   Milletler ortak tarihi, mirası ve kaderi paylaşarak ortak bir geçmişe ve geleceğe sahip olurlar. Milletlerin ortak din, dil, ırk gibi olgulara da sahip olmasıyla devletlerin örgütlenişi belli bir toprak parçası üzerinde olmaktadır. O, toprak parçası da vatandır.

Yukarıda da tanımlarını yaptığımız gibi ideoloji bir dünya görüşüdür, yaşam biçimidir, insanın hayata bakış açısını yansıtır. İnsanoğlu sıvı değildir. O yüzden; koyduğunuz kabın şeklini almaz. Mutlaka hayata bakış açısında, yaşam tarzında, fikirlerinde  kendine has özellikleri olacaktır. Kimse kimseye bir fikrin olmasın diyemez. Mutlaka insanlar arasında fikir ayrılıkları olacaktır. Aynı anne ve babadan olan kardeşler arasında bile bir sürü fikir ayrılıkları söz konusudur.

 Vatan ise; ortak tarihimizin olduğu,  geleceğimizin de bir olacağı toprak parçasıdır. İnsanın öncelikle, üzerinde yaşayabileceği toprak parçasına ihtiyacı vardır. Kısacası; ideoloji için öncelikle vatana ihtiyaç vardır. Ortak bir tarihi geçmişe sahibiz ve ortak bir geleceğe sahip olmak istiyorsak, hayat görüşümüz olan ideolojilerimizi bazen Vatan için, bir kenara bırakmayı bilmeliyiz. İnsanların hayat görüşlerini bazı çevreler koz olarak kullanabilirler. Çünkü; insanın kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi yaşayamayan insanlara, olgunluk göstermesi biraz zordur. Hatta karşı tarafa tepki göstermesi, çatışması, çelişmesi daha kolaydır. İnsanın ideolojilerini oluştururken mutlaka okuması, araştırması gerekir. İnsan,  sahip olduğu bu ideolojiyi yaşabileceği bir toprak parçasının olması gerektiğini de göz ardı etmemelidir. Hatta en önemlisi ideolojisiyle, Vatanın birliğini, dirliğini karıştırmamalıdır. Gerektiğinde Vatanın birliği ve dirliği için ideolojisini bir kenara bırakabilmelidir. Bu O’ndan vazgeçtiği anlamına gelmez.

‘’Vatan bir milletin sahip olduğu en yüce değerdir.’’Vatanımız bütün değerlerimizin, canımızın, cananımızın  önüne geçmelidir. Çünkü vatanımız olmazsa sahip olduğumuz hiç bir şeyi yaşama hakkımız olmaz. Vatanımız olmazsa, hayat görüşümüzün, ideolojimizin hiç bir kıymeti kalmaz.  Hal böyle olunca, savunduğumuz ideolojimizin de hayat bulacağı bir yer kalmaz. İnsanların savundukları ideolojiyi gözlerine perde olarak çekmemeleri, her şeye kendilerini kapatmamaları gerekir. Vatan için bazı durumlarda ideolojimizi bir kenara bırakmayı bilmemiz gerekir. Kulaktan dolma fikirlerle beynimizi sıvayıp tüm fikirleri kendimize kapatmamalıyız. Ülke menfaati söz konusu olduğunda; ideoloji ideoloji diye tutturmamak da gerekir. Ülke geleceği söz konusu olduğunda ‘‘Söz Konusu Vatansa Gerisi  Teferruattır.’’ diyebilmek gerekir. Savunduğumuz  ideolojinin, hayat bulabilmesi için, öncelikle bir vatana ihtiyaç olduğunu da göz ardı etmemek gerekir. Vatanımız  olmazsa, ideolojimizi kim nerede yaşatıyor bizi. Nereye gidiyoruz, nerede yaşıyoruz.

Zaten şunu kimse unutmamalı; vatanımız varsa bizim ideolojimiz var, vatan yoksa ideolojimiz de yok. Vatanı sahip çıkılması gerekilen bir zamanda hala ideoloji ideoloji diye ısrar edilirse Nasreddin Hoca’nın fıkrası usulü bindiğimiz  dalı kesmiş oluruz. Ülke düşmanlarının ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Uzun lafın kısası; herkesin bir ideolojisi olabilir, olmalıdır. Ama bu ideolojiler  hiç bir zaman vatan menfaatinin önüne geçirilmemelidir. Bir fikre sahip olurken mutlaka okuyup, araştırmalı, hatta sürekli okuma ile desteklenmelidir. Körü körüne bağlı olduğumuz bir ideoloji, hem kendimize hem de ülkemize zarar verebilir. Kendi ideolojimiz, karşı bir ideolojinin karşısında vazgeçilmez olabilir. Ama Vatan menfaatinin arkasından gelmelidir.

VATANIMIZ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR, HERŞEYDEN ÖNCE GELİR…