19 Eylül 2019
  • İstanbul24°C
  • Ankara31°C

DAHA NİCE KURBAN BAYRAMLARINA

Edib Ahmet Ceylan

15 Ağustos 2019 Perşembe 15:30

Bu günlerde bütün dünyada iman dolu gönüllerle, huzur içinde mübarek Kurban Bayramını idrak etmenin mutluluğu içindeyiz. Yalnız Türkiye olarak değil bütün İslam Âlemi, özellikle de Hac Mevsimi olması nedeniyle mukaddes topraklarda milyonlarca Hacı tek bir Allah'a inanmanın sevgili peygamberimiz (s.a.s.)in gösterdiği hidayet yolunda olmanın sevinci içinde bu büyük günü kutluyor. Hayırlı bayramlar.

           Bu günlerde hep birlikte bir bayrama daha kavuşmanın sevincini yaşamaktayız. Bizler sevdiklerimizle beraber bayram sevinci yaşarken, dünyanın çeşitli bölgelerinde din kardeşlerimiz insanlık dışı zulme maruz kalmaktadırlar. Tüm Müslüman kardeşlerimizle huzur içinde bayramlar yapacağımız güzel günlere ulaşmak dileğiyle, yüce Rabbim kurbanlarımızı ve dualarımızı kabul etsin.

           Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin, uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Tüm İslam âleminin dost ve kardeşlerimizin mübarek kurban bayramını kutluyorum. Mazlumların ahırın dindirilmesine vesile olmasını İslam coğrafyadaki akan kanların son bulmasını dualarımızın kabul olması dileği ile.

           Kurban, bütün sevgileri, en çok sevilen uğruna feda edebilmenin sembolüdür.

           Hicret’in ikinci yılıydı, Zilhicce ayının onuncu günüydü. Peygamberimiz (s.a.s.), ashâbıyla birlikte ilk kez Kurban Bayramı’nı idrak edecekti. Allah adına kurbanlar kesilecek, Müslümanlar birlik ve beraberlik içinde bayramın huzuruna erecekti. Allah Resûlü, bayram sabahının bereketine nail olmaları, bayram namazının heyecanını yaşamaları, dua ve hutbeden feyiz almaları ümidiyle kadınların da bayram namazına gelmelerini emretmişti. Namazgâha varınca müminlere selâm verdi. Allah’a hamd ve senâ ettikten sonra ashâbına şöyle seslendi:     “Bugün ilk işimiz, bayram namazını kılmak, sonra dönüp kurban kesmektir. Kim böyle yaparsa, sünnetimize uymuş olur.” (1)

           Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim’de de kurbanların ne etlerinin ne de kanlarının Allah'a ulaşamayacağını, Ancak Allah’a ulaşanın sadece takvamız olduğu anlamındaki şu ayeti kerime bu durumu açıkça ifade etmektedir. Cenabı

Allah: “Unutmayın ki onların ne etleri ne de kanları asla Allah'a ulaşacak değildir. Lakin O'na ulaşacak tek şey kalplerinizde beslediğiniz takvadır.” (2)

           Sevgili peygamberimiz:(s.a.s) de «Bir Kimse mali imkânları müsait olduğu halde kurban bayramında kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın.» (3) buyurarak kurban kesmenin önemli bir ibadet görevi olduğunu belirtmiştir.

           Kurban Hz İbrahim (a.s) ile özdeşleşmiş bir teslimiyet ve sadakat sembolüdür.

           Kurban, sadece belirli şartları taşıyan hayvanın kesilmesinden ibaret değildir. Kurban, tarihin derinliklerinden gelen ve bizlere nice manaları haykıran bir ibadettir. Kurban, insanlığın kendisiyle Âdem’in evlatlarında ihlas, İbrahim’de sadakat, İsmail’de teslimiyet sınavına tabi tutulduğu hikmetli bir ibadettir.

          Müminin, mal-mülkten, makam ve mevkiden, bir anlamda her türlü esaretten uzaklaşarak Rabbine yakınlaşmasının adıdır kurban. Kurban, Rabbin rızası için nefsin her türlü heva ve hevesini, gayr-ı meşru isteklerini terk ederek Yüce Mevla’ya İsmail misali kurban oluştur.

           Kurban Hac esnasında, hemen her yerin umumi lisanı olan ”Tekbir” ler ve telbiye” lerle en gizli düşüncelerimizi ilan ederek adeta bir mahşer provası gibidir.

           Kurban Bayramı, fedakârlık tevekkül ve teslimiyet taliminin yapıldığı bir mevsimdir.

           Kurban, ibadet niyeti ile belirli bir vakitte kurbanlık hayvanı kesmektir. Kurban kesmek mal ile yapılan bir ibadettir ve vaciptir. Hicretin ikinci yılında emredilmiştir.

           Kurban, Allah yolunda gösterilen bir fedakârlık, O'nun verdiği nimetlere karşı şükran borcunu yerine getirmektir.

           Kurban Bayramı, Allah’ın Halil İbrahim ve oğlu İsmail’in başından geçen Allah ile dostluk” imtihanlarının hikmet dolu hatıralarıyla ümmet-i Muhammed’e lütfedilmiş bir bayramdır.

           Kurban Bayramı, Hz İbrahim’in, beşeriyeti temsilen bir kere daha tabi tutulduğu ve bir model olarak sınavı başarmasıdır. Amaç, Hz. İsmail’in canını almak değil, amaç, Allah’tan başka hiçbir şeyin daha sevgili daha değerli, daha kabule şayan olmadığını ortaya çıkarmak, bunu fiilen kanıtlamaktır.

           Bayram, sevinçlerimizi dünya çapında büyütmek için seferber olmaktır. Önce kendi gönüllerimiz bir sevinç yumağı haline gelmeli, sonra özellikle varlık sebebi olan anne babalarımızın gönüllerini mesrur etmeliyiz. Hayatın yükünü birlikte omuzladığımız eşlerimizi sevindirmeliyiz. Evlerin canlı bayramları olan çocuklarımıza bayram sevincini tattırmalıyız. Akrabalarımızı, komşularımızı, dostlarımızı, arkadaşlarımızı yeniden hatırlamalıyız. Küskünlükleri, dargınlıkları ortadan kaldırmalıyız. Hastalara, öksüzlere, yetimlere, kimsesizlere, şehit yakınlarına, gazilerimize, ülkemize sığınan Müslüman kardeşlerimize bayram sevincini yaşatmalıyız. Bayram sevincini evlerden evlere, şehirlerden şehirlere, ülkelerden ülkelere taşımalıyız.

           Kurban bayramı, huzurun, esenliğin, kardeşliğin, birlik ve beraberliğin bayramıdır. Her türlü farklılığı bir kenara bırakıp kesrette vahdete ulaşanların, kendini ve Rabbini bilenlerin, tefekkür ve tezekkür edenlerin, gönülden Rabbine teslim olanların bayramıdır.

           Hac, kurban ibadeti ve bayram, bizleri Hz. İbrahim, Hz. İsmail ve Hz. Hacer’in hayatına, İslâm tarihine ve Efendimizin örnek hayatına götürür.

           Bayramlar toplumsal birliği sağlayan değerlerin hatırlandığı, güzelliklerin ve iyiliklerin yoğun olarak yaşandığı, insanlar arasında karşılıklı sevgi ve saygının geliştiği, dostluk ve kardeşlik hislerinin güçlendiği günlerdir.

            Bayramlar, maddi ve manevi bir arınmanın ardından fıtrata dönüş, öze yöneliştir. Bayram ibadettir, selâmdır, duadır, sıla-i rahimdir, ülfettir, kardeşliktir. Bayram, dünya telaşından kimi zaman ihmal etiğimiz büyüklerimizi, akrabalarımızı, dostlarımızı ve komşularımızı hatırlamaktır.

           Bayramlar, yetimlerin başını okşama, kimsesizlerin kapısını çalma muhtaçların yüzünü güldürme, hastalarla hemhal olma zamanıdır.

           Kurban’ı fırsat, bayramı mükâfat bilelim. Birbirimize soframızı açtığımız gibi gönlümüzü de açalım. Küskünlüklere ve dargınlıklara son vererek güven ve

 

 

 

samimiyet köprüleri kuralım. Önce biz adım atalım, gelmeyene gidelim, aramayanı arayalım. Kine, öfkeye, hasede, fesada sırtımızı dönerek birbirimize sarılalım.

           Gelin, bu bayram anne ve babalarımızın duasını alarak Cennete açılan kapılardan geçelim. Acısıyla tatlısıyla hayat imtihanını birlikte yüklendiğimiz eşlerimizin gönlünü yapalım. Yavrularımızı sevindirip ailemiz için emek vererek Allah’ın rızasına erişelim

           Bayramlar, neşe ve sürur günleridir.

           Bayramlar Allah’a kulluk şuurunda olanlar için zikir ve ihsan ile geçirilmesi gereken müstesna günlerdendir.

           Bayramlar, Allah'ı bir, peygamberi bir, kitabı bir, aynı kıbleye yönelen, aynı iman esaslarına inanan insanların günleridir. Müslümanların, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar sevinçlerini mutluluklarını paylaştığı mukaddes günlerdir.

           Bayramlar, müminler olarak bizlerin birlik ve beraberlik şuuruna ermemizin gerektiği kutlu günlerdir.

           Bayramlar, birbirimize daha çok kenetlenmemize, kardeşlik hukukunun gereklerini hakkıyla yerine getirmemize vesile olan zaman dilimleridir. Bayramlar, birlik ve beraberlik duygularının, paylaşma ve infakın zirveye çıktığı günlerdir.

           Bayramlar, Müslümanların arasının açılmasına ve toplumda birlik ruhunun zayıflamasına sebep olan kin, nefret, haset ve düşmanlık duygularının kalplerimizden sökülüp atıldığı bunların yerine sevgi, kardeşlik, birlik ve beraberlik duygularının yerleştiği, dargınlıkların öfke ve husumetlerin sona erdiği ulvi günledir.

           Bayramlar, milletimizin birlik ve beraberliğine ve dargınların, küskünlerin barışmasına vesile olduğu gibi, ölülerimizin bile sevinmelerine vesile olduğu günlerdir. Çünkü kabirler ziyaret edilmekte, ruhlarına “ Fatihalar” gönderilmekte dualar edilmektedir.

           Bayramlar, İslam kardeşliğimizin yenilenmesine, daha çok yardımlaşmamıza, daha çok selamlaşmamıza, aramızdaki sevgi, birlik ve beraberliğimizin artmasına en güzel vesilelerdendir.

           Bunun için bu gibi güzel günleri yüce dinimizin bildirdiği fayda ve hikmetlere uygun olarak değerlendirmeliyiz. Örf, adet, gelenek ve göreneklerimizi ahlakımızı koruyarak onları yaşatarak geliştirmeliyiz.

           Bayramlar, Herkesin sevdikleri ile beraber olabileceği, yaşlıların ziyaret edildiği, kimsesizlerin ve çocukların sevindirildiği sevinç günleridir.

           Bütün dünyada, din ve diyanetlerini, ırz ve namuslarını, vatan ve memleketlerini, can ve mallarını müdafaa ederken şehit düşen, bayrama yetişemeyen Müslümanlar da unutulmamakta, onlar için de Kur’an-ı Kerim okunup ruhlarına gönderilmektedir.

           Bayram, gün ve geceleri mübarek zamanlardan olduğu için, genç ve ihtiyar bütün Müslümanlara da dua edilmelidir.

           Bayramlar, semavi ihsanların kullar üzerine sağnak halinde boşaldığı Allah’ın, insanları affettiği kıymetli zaman dilimleridir.

           Dinimiz bütün Müslümanları tek bir vücut olarak kabul eder. İnsan vücudunun bir tarafında meydana gelen rahatsızlığı vücudun diğer kısımları hissettiği gibi, dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir Müslüman’ın karşılaştığı sıkıntıyı da diğer Müslümanların yüreklerinde hissetmesi gerekir. Bu Müslüman olmanın en temel şartlarındandır.

           Bayramlar, sevgi, saygı, coşku ve hayırseverliğin zirveye ulaştığı kutsal günlerdir. Bu nedenle birbirimizi sevmeli birbirimizi ziyaret etmeliyiz. Çocuklarımızı da sevmeli ve sevindirmeliyiz.

           Bayramların, gündüzü ve geceleri mübarek zamanlar olduğu için, tüm insanlık ve Müslümanlık âlemi için dua edilmelidir.

           Bütün bayramların bayram gibi yaşandığı, barış ve mutluluğun egemen olduğu, savaş, terör ve yoksulluğun geride kaldığı bir dünya için bayramların birer imkân olması temennisiyle, Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, iyiliklere, güzelliklere vesile olmasını Cenabı Allah (c.c) dan diler, daha nice birlik, kardeşlik, barış içinde mutlu bayramlara.

 

 

           Sonuç olarak Kurban Bayramı. Allah’a kulluğumuzu arz ettiğimiz, verdiği nimetlere şükrettiğimiz müstesna bir vakit. Hz. İbrahim’in imanını, Hz. Hacer’in sadakatini ve Hz. İsmail’in teslimiyetini kuşananlara Rabbimizin bir ikramı. Hacılarımızın Arafat’tan Müzdelife’ye, oradan da Mina’ya inip şeytanı taşladığı, ziyaret tavafı yapıp hacı olmanın huzur ve mutluluğunu yaşadığı mübarek bir gün. Bugün, İslam’ın nişanelerinden olan kurban ibadetini eda ederek Rabbimize yaklaştığımız nadide bir zaman dilimidir

              İslam Coğrafyasındaki işkence ve zulümlerin son bulması için dua ediyor ve Kurban Bayramının buna vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyor daha nice Kurban Bayramlarına diyor, Bayramımız mübarek olsun. Selam ve dualarımızla.

              Yazımı Alvarlı Efe Hazretlerinin bayram ile ilgili bir şiiri ile son vermek istiyorum

Can bula cânânını
Bayram o bayram ola
Kul bula sultanını
Bayram o bayram ola.


Hüzn-ü keder def ola
Dilde hicap ref ola
Cümle günah af ola
Bayram o bayram ola.

Lütfi ya lütfü kerim
Erişe rahmü-rahim
Bermurad ede fehim
Bayram o bayram ola.
(4)    

               Kaynaklar:

              (1) İbn Hanbel, IV, 283; Buhârî, Îdeyn,3,15. 

              (2) El-Hac Suresi; Ayet 37

           (3)İbn-i Mace, Edahi -2

           (4) Alvarlı Efe Hazretleri