18 Ekim 2017
  • İstanbul25°C
  • Ankara18°C

MENZİL CEMAATİNİN SADAKAT TESTİ

Sebahat Çakır

15 Ağustos 2017 Salı 15:15

Hani " Çamur at izi kalsın" yöntemi ile yola çıkıp "Menzil cemaatini" hedef gösterme çabaları gülünç olmaya başladı. Habercilik anlayışı; insanlara bilgi ve haber ulaştırma gayesinden öte fitne ve kaos oluşturma gayretinde olanların maksatları ile çarpıtıldığı aşikardır. Güya aydınlık adı altında karanlık hesaplar peşinde olanların, hesap edemedikleri bir şeyler değil, çok şeyler olduğunu anlama konusunda oldukça yetersizler.

Feto'dan girip, Menzil'den çıkmak, al birini vur ötekine fikrini empoze etmek için Türkiye'nin içinde bulunduğu ortamı kullanmayı marifet bilenler. Malum "çakallar puslu havayı sever." Tabi ki bu puslu havanın oluşmasında emeği geçenleri de unutmamak lazım, danışıklı dövüş yöntemiyle nöbeti devralıp, kirli oyunlarıyla sahnede ve "gündemi yönetme" derdindeler.

Madem sıra Menzil cemaatinde, 2014 yılında açılmış fakat suçları ispatlanamadığından görevlerine geri dönen yöneticilerin haberini ısıtıp manşetten servis etmek yerine, yeni sıcak bir haberle(bulabilseydiniz) ortaya çıksaydınız, daha inandırıcı olurdu belki...Heyhat!

Sıranın Türkiye'deki tarikat ve cemaatlere geleceği zaten bangır bangır ortada. Bunu bilmeyen yok. Fakat gözardı edilen bazı gerçekler, aşırı fanatik zihniyetin idrakını aşacak nitelikte... Menzil cemaati dahil, maksadı "ilahi ente maksudi" "Ya Rabbi maksadım ve gayem sensin ve senin rızandır" düsturuyla yola çıkan ve ümmeti Muhammed'in islahı ve irşadı için uğraşan cemaatlere kimsenin zarar vermeye gücü yetmez.

Derdi hiçbir zaman dünyevi kazanç, siyasi iktidar, dini reform vs olmayan grup ve cemaatlerin kaybedecek bir şeyleri olmaz. Toplumun kınamasından, eleştirmesinden , hatta birtakım suçların isnat edilip itibarsızlaştırılmaktan korksalar idi bu yola zaten çıkmazlardı.

Bilhassa nesep ve hasep cihetıyla Rasullullah'ın (SAV) mirasçıcı olup, tevhit ve irşat sancağını her ne pahasına olursa olsun taşıyanlar bilir ki Ebu Cehil'in torunlarının şeytanla koalisyonu her asır devam edecektir.

Tarikat ve tasavvuf literatüründe bilinmesi gereken uygulanagelmiş bir usul vardır ki bunu ehli feraset dışındakiler pek bilmez. Bu da SADAKAT testidir. Sadık olmayanlar ile bu ulvi yola çıkılmaz, çıkılsa da maksada erilmez. "İhlas ve Riya" en az "su ile ateş" kadar zıt bileşenlerdir. Sadakat deryasına riya elbisesiyle dalınmaz. Eksiklerin, hataların olsa da hoşgörü ile kabul görürsün lakin samimiyet ve teslimiyet noktasındaki kasıtlı nakıs tutum ve davranışlar ile asla.... Zira yol incedir, bu yolun müdavimleri yakut,mercan ve incidir. Bu kutsi yolda çakıl taşı olanların temizlenmesi elzemdir. Esen bir fitne rüzgarı ile menfaat ve nefsani çıkar peşinde olanların niyetleri aşikar olur. Kalbi ilahi aşktan nasibi olmayan, boş ve kof insanlar, sistem dışı ediliverir.

Çünkü maksadı Allah'a ulaşmak olan muhterem cemaatler gri tipli(münafık) insanları safında barındırmazlar. Net olacaksın! Ya ak! Ya da kara!

Niyeti bozuk, kalbi fesat, farklı hesaplar peşinde olanlar er ya da geç ortaya çıkar veya onlar kendilerini aşikar ederler zaten.

Mevlanaca "Ne olursan ol yine gel! Yüz kere tevbeni bozmuş olsan da yine gel! " Kucaklayıcı metodu ile ayrıştırıcılığı, reddetip birleştirici düşünce yapısı ile bütün insanlığa kapılarını açan mükerrem şahsiyetler sayesinde, sosyal olgunlaşma ve bütünleşme hedeflense de ; art niyetli insanlar bu durumdan oldukça rahatsız. Fitneden, huzursuzluktan, çelişmeden ve çekişmeden beslenen vampir ruhlar hortlasa da bu hakikat güneşi onları kör edecektir. Bilmezler mi güneş balçıkla sıvanmaz, güneşe tükürenin akıbeti bellidir.

Bu cemaatlerin gerçek muhipleri bilirler ki; yapılan bu suçlamalar doğrulanıp tescillense bile, karalama maksadıyla oynanan birer oyundan ibarettir. Devletin en hassas noktalarına sızma konusunda yeterince mahir olan malum kişiler, cemaatlerin içine çöreklenme konusunda hiçte acemilik çekmemiş olsa gerek.

Daha onbeş yaşında canı pahasına hainleri ihbar eden Eren'lerin yetiştiği - Erenim şehadetin kutlu olsun: İYİ Kİ VARSIN!- bu aziz vatanın beş yaşındaki evladı bile bu oyunu anlayabilecek olgunluktadır.

Fakat bu asil Türk milletinin göğsündeki imana islamı ve manevi değerlerine kasteden cellatlara malzeme lazımsa, söyleyecek söze luzum yok. Isıtın ısıtın bu ümmetin bağrına saplayın!

Korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, "Medeniyet" dediğin tek dişi kalmış canavar?